Aradan 4 gun gecti, Reyhanli ile ilgili hicbir bilgi akisi yok. Yayin yasagini sadece bir kucuk muhalif televizyon kanali kirip halki konusturuyor, onlar da, halkin tamamen galeyana nasil geldigini gosteriyorlar.
Hayatla ilgi ve alakamiz bu kadar; kim nerede galeyana geliyor, kac kisi oluyor ve kac bina yikiliyor.
Bu insanlar hastaneye nasil gider, giderlerse sigortalari var mi, paralari var mi, o kadar evi yikilan insanin battaniyesi, cadiri var mi, ogrencilerin memleketlerine donebilecek harcliklari var mi, hicbir yerde, tek satir dahi bilgi yok.
Reyhanli halkina “nasilsiniz?” diyen dahi yok gozlemledigim kadariyla. Bahsettigim o tek videonun cekilis amaci da, ortasinda bir yerde gosterdikleri bir derginin reklami. Dergiyi gosterip konusma yapan adam tam bir ajan stereotipi.
Tam bir toplumsal pejmurdelik hali icindeyiz. Iletisim araclarina en ihtiyac duydugumuz zaman. Basit bir uygulama dahi oradaki insanlarin veya orayla iletisim kurmaya calisanlarin ihtiyaclarini karsilayabilir.
O kadar insanlarin arasindaki baglari guclendirdigini soyleyen Turkcell’in, diger GSM operatorlerinin, ve diger teknoloji sirketlerinin hic mi aklina birsey organize etmek gelmez?
Eksi Sozluk’un bir baslik acip, Reyhanli ve cevresinden gelen herkese yazma izni vermesi zor birsey midir?
Bir ulus bir felaket aninda ancak bu kadar duyarsizlasabilir.
Velakin sasirdim desem de yalan olur. Hayatla az bucuk baglanti kurmaya calisan herhangi birinin coktandir gozlemledigi sorunlarin iyice ayyuka cikisidir bu durum.
50 yil once bir sair soyle bir laf ediyor; “Biz sehirlere sanki medenilesmek icin degil birbirimizi bogazlamak icin geliyoruz.”
Durumu en iyi aciklayan sey budur. Bir turlu medenilesemedigimiz icin dogru duzgun iletisim araclarimiz yok. Insanlar koca bir felaketin ardindan yapayalniz birakilmis, ve kucuk bir caba dahi sarfetmiyoruz.
Bir suru Facebook ve Twitter klonumuz, e-ticaret ve arkadaslik sitelerimiz, “hot” deyince tek sira halinde dizilip bir kucuk cesaret ornegi dahi gosteremeyen onlarca online haber sitemiz var.
Kendini yeni medyanin oncusu sayan Dipnot TV’de bile Reyhanli’nin haberini gecelim, bir foto galerisi dahi yok.
Hani artik muhabire ihtiyac yoktu? Hani artik interneti olan herkes haber muhabiriydi?
Derhal medeniyetlesmeden, yazilim gelistirmekten, ve sosyal medyadan ne anladigimizi gozden gecirmeliyiz.
Artik ister startup’inizla dunya rekorlari kirin, ister Mars’a uzay mekigi gonderin. Sayet akli basinda torunlarimiz olursa bugunu yazip cizen, bu duyarsiz, pejmurdelikten baska birsey olmayan toplumsal halimizi bizim bugun gordugumuz travmatik, blur haliyle degil tam oldugu gibi, en gercek haliyle gorecekler ve yazacaklar.
Dunya dondugu surece gercegi saklayamaya calisanlar, kendilerine boyun egen ve canak tutanlarla beraber, er veya gec lanetlenir.
Bugun yazilim yapanlara dusen gorev ise medeniyetin onune cikan problemler icin cozum uretmektir. Bir ipin ucundan tutmanin vakti geldi.
Tum bu karamsar tablo hakkindaki fikirlerimizi ortaya koymamiz ve ne yapabilecegimiz hakkinda kolektif bir kulturle sonuca ulastigimiz tartismalar uretmemiz gerekiyor. Yazilimci olarak elimizden ne gelir, ne gibi problemleri nasil cozeriz, en azindan herkesin katilabildigi yazismalar yapabiliriz bu konuda.
Su an kisisel olarak attigim adim Ana Kaynak projesinin bir sonraki surumunu gelistirmeye baslamak oldu. Bunun hakkinda bilgi almak isterseniz bana ulasin. Kisaca ozetlemek gerekirse, Ana Kaynak Reyhanli veya herhangi bir diger konu basliginda gercek zamanli bilgi akisi saglayan portallari bir araya getiren platform olmayi hedefliyor.